Emel Aslan ve Hülya Gülbahar, sürekli yazılarının bu üçüncü bölümüne, ülkemizde kadın olmanın ulusal, toplumsal konumlarına ilişkin ayrıntılı ve genel bir değerlendirmeyle başlıyorlar. Kadınların yaşamın hemen her alanında yüz yüze oldukları ayrımcılığın altını çiziyorlar. Yazarlar, daha sonra, tüm bir yaşamda olduğu gibi, kadın ayrımcılığı alanında da, çelişkiler derinleştikçe, değişim dinamiklerinin de netleşip, güçlendiğini belirtiyorlar. Görevin bu gücün birleştirilmesi olduğunu saptayıp, tüm kadınların kurtuluş hareketine giden yolun, program sorununu çözümlemiş örgütlü mücadeleden geçtiğini vurguluyorlar: Kadının emeği, bedeni ve toplumsal kimliğiyle bağlı ayrımcılıkların son bulmasına yönelik, kapsayıcı, pratik, edinilebilir, demokratik bir programa sahip kadın örgütü...