24.10.2014
İŞÇİ GENÇLİK GELECEKTİR -Ali Eriş

     İnsanlık tarihinin en ileri sınıfı işçi sınıfıdır. Çünkü o yalnızca kendi emeği ile toplumu sırtında taşımakla kalmayıp aynı zamanda kendi sınıfının kurtuluş savaşımıyla birlikte tüm insanlığın kurtuluşunu da gerçekleştirebilecek bir toplumsal konuma sahiptir. Sınıfsız bir dünyayı yaratma mücadelesinde önderlik onun omuzlarındadır.


     Bu öylesi ileri sürülmüş bir iddia değil, tarihsel sürecin bilimsel yorumuyla ortaya çıkan bir gerçektir. Genç işçiler aynı zamanda sınıfın en yoğun sömürü altındaki kesimidir. Çoğu sigortasız, sendikasız olarak küçük veya orta ölçekteki işletmelerde, en ağır koşullarda iliklerine kadar sömürülmektedir. Genç işçiler, genellikle çalıştıkları işlere geçici gözüyle bakmaktadır. Erkekler için zorunlu askerlik kalıcı bir işin önünü kesmektedir. Yine aynı şekilde, genç kadın işçiler evlilik, çocuk bakımı nedenlerinden dolayı aynı işyerinde uzun süre kalamamaktadırlar. Çoğunlukla genç işçilerin çalıştıkları işyerlerinde bu durum sendikalaşma mücadelesinin önünü kesmekte, kalıcı bir örgütlülük yaratılamamaktadır.
     İşçi gençliğin önemli bir kesiminin içinde yer aldığı çıraklık statüsü kölelik statüsünden başka bir şey değildir. 2 milyon gencin bu koşullarda çalıştığı söylenmekte, oysa sen-dikalar bu sayının 5 milyon çırak olduğunu belirtmektedirler. Genç işçiler sağlıksız işyerlerinde, her türden meslek hastalığına ve kazaya uygun ortamda son derece düşük ücretle 12 saat gibi sürelerle çalıştırılmaktadırlar, sömürülmektedirler ve angarya dayak çıraklar için katlanılır bir durum değildir. İşte ülkemizde çıraklığın anlamı budur. Sermaye sınıfı, işçi gençliğin düzen açısından taşıdığı potansiyelinin bilincindedir. Yasalarla onun elini kolunu bağlamaya çalışır. Örneğin, 16 yaşından küçük işçilerin bir sendikaya üye olabilmesi için annesinin ve babasının onayı şart koşulur. En ufak bir kıpırdanışını acımasız bir polis terörü ile ezmeye, yok etmeye çalışır. Tüm yaşamını dayak, baskı, küfür, sefalet ve ağır çalışma koşullarında geçirir. Düzen genç işçilere birşey vermez. Onlar bu barbar baskıyı ha-yatlarının ilk evrelerinde emeğine düşman kapitalizmin temel niteliğini yaşayarak öğrenirler, gözlerini sömürü çarklarının içinde açarlar.
     Sosyalistler, komünistler bu yaşama müdahale etmek zorundadırlar, çünkü bu gençler sınıfın en ileri ve diri unsurlarıdır. Komünistler sınıf çalışması içinde genç işçilere, gençlik çalışması içinde ise işçi gençliğe ayrı dikkat göstermek zorundadırlar. İşçi sınıfının damgasını taşıyan tüm devrimlerde ya da büyük devrimci hareketlerde sınıfın bu kesimi her zaman özel bir rol oynamıştır. Yeni toplum kurucusu Lenin yoldaşın söylediği gibi, 'bizler, daima devrimci sınıfın; gençliğin partisi olacağız'.
     Komünistler, işçi gençliğin yaşam ve çalışma koşullarını yakından izlemeli, onların ağır sorunları karşısında önlerini açan perspektifler sunabilmelidir. İşçi gençliğin enerji ve kapasitesini sosyalizm için mücadeleye seferber etmesini ve sınıfın öncü partisinde örgütlenmesini sağlayacak tarzda faaliyetlerini biçimlendirmek zorundadır.
     Saflarımızda daha çok genç işçi için tüm komünist ve sosyalistler görev başına! Gençliğin yolu işçi sınıfının yoludur!
 
Yazarın Diğer Yazıları
 Can Çekişen Kapitalizm ve Düzenbaz Maliyeciler - Ozan Gökbakar
 NATO Emperyalizmin Zulüm Aygıtıdır* - James Petras
 Sınıf Mücadelesinden Bir Kesit - Ali Kaplan
 Rusya Sosyal Demokratlarının Görevleri - V. İ. Lenin
 TKP’nin Tarihsel İsim Hakkı - Sadık Varer
 Yolcu - Hasan Hüseyin Korkmazgil
 İktidar İkiliği Üzerine / V. İ. Lenin
 Özellikle Kendiliğinden, (Sınıf) Bilinçli Değil! / Anna İoannatou
 Sendikalara Yaklaşımda Kafa Karışıklığı / İbrahim Akseloğlu
 Kavramlarla Kapitalizm ve İktisat-3 / Özcan Solmazer
 Yeni Dünya Düzeni, Küreselleşme ve İdeolojik Görev / Bahattin Seven
 İran Tudeh Partisi'nin Kısa Tarihçesi I / M. Umidvar
 Devrimin Öğrettikleri / V. İ. Lenin
 Osman Can, Nabi Yağcı, Orhan Gazi Ertekin / Deniz Gönül
 Ulusal Gelir Kime Aittir / Ozan Gökbakar

 
İrtibat: 0212 - 245 28 11
E-posta: posta@urundergisi.com | RSS