22.07.2014
BİLGİ KURAMI / Ali Yıldız

Felsefenin bir bölümünü oluşturan bilgi kuramı, insanın bilgi edinme sürecinin yanı sıra bilginin özünü, yapısını ve bağlı olduğu yasaları felsefe ve dünya görüşü düzeyinde kavrayan görüş ve anlayışları içerir ve genelde şu sorunları araştırır: Bilgi edinme sürecinin dayanakları ve itici gücü, öğrenmenin amaç ve hedefleri, insanın bilgi edinme faaliyetinin niteliği ve insanın toplumsal üretim faaliyetinin içindeki yeri, bilgi edinme süreci içinde özne (öğrenen insan) ile nesnenin (bilginin konusunun) ilişkisi, bilgi ile nesnel gerçek ilişkisi, bilgi ile bilginin doğruluğu (hakikat) ilişkisi, bilgi edinmenin yöntemi, gerek bilgi edinme sürecinin gerekse bilginin gelişmesinin bağlı bulunduğu yasa demetleri.

Bilgi kuramı sorunlarının kavranışı ve yorumlanışı; bilgi kuramının sorunlarına verilen yanıtlar, her zaman, belli bir felsefenin temelinde yatan dünya görüşüne sıkı sıkıya bağlı olarak süregelmiş, bu felsefelerin, felsefenin temel sorununa başka deyişle dünyanın (evrenin) bilinebilirliği konusuna eğilirken maddeciliğe ya da idealizme bağlı oluşları, bilgi kuramı sorunlarına yaklaşımlarını da belirler, bilgi kuramı da bağlı olduğu felsefeye göre ya maddeci ya da idealist karaktere bürünür, nasıl ki felsefenin tümü sınıfsal karakter taşıyorsa, felsefenin bütünleyici parçası olan bilgi kuramı da sınıfsal niteliklidir ve bilgi edinme sürecinin ve bilginin felsefe ve dünya görüşü düzeyindeki öğretisi olarak aynı zamanda bilgi edinmenin belli başlı ilişkilerinin gerçekliğini kuram düzeyinde yansıtmakla kalmaz, belirli sınıfsal çıkarların da bir yansısını oluşturur. Sınıflı toplumda insanın bilgi edinme faaliyeti sınıfların pratik ve kuramsal çıkarlarına doğrudan bağlı bulunduğundan, bilgi kuramı da belli bir sınıfın ideolojisinin öğesi olmaktan kurtulamaz ve giderek kendisi de ideolojik bir karaktere bürünür.

Daha ilkçağ Yunan felsefesinde bilgi kuramının önemli birçok sorununun ele alındığını görüyoruz. Bu felsefe içinde biri maddeci, diğeri idealist olmak üzere iki anlayış ortaya çıkmıştır. Maddeci çizgiyi izleyenler, Parmenides, Heraklit, Empedokles ve özellikle Demokrit’tir. Bilgi kuramının kurucusu sayılan Parmenides algılamayı ve düşünmeyi, insan faaliyetinin doğal bir faaliyeti saymıştı. İlkçağ Yunan felsefesi içinde Demokrit’in görüşleri, maddeci bilgi kuramının gelişmesine yol açmıştır. Demokrit’e göre tüm cisimler, bitimsiz bölünmez atomların birleşmesinden oluşur. Demokrit, tüm algılamaları atomların birbirine değmeleriyle açıklayarak duyu algılamalarına bir açıklık getirmeye çalışmıştır. Tüm cisimlerin sürekli atom saldıklarını, yani duyu organlarına değen, böylece algılamaları olanaklı kılan görüntüler (eidola) çıkarttıklarını kabul ederek imge kuramının ilk biçimini ortaya koymuştur.

Diyalektik maddeci bilgi kuramı, bilgi kuramına ilişkin görüşlerin gelişmesinde tamamen yeni bir nitelik demektir. Bacon’dan Feuerbach’a uzanan çizgide, bilgi kuramının gelişmesi burjuvaziyi dayanak almışken, hedefi ve amacı burjuvazinin çıkarlarına göre düzenlenmişken, diyalektik maddeci bilgi kuramı tamamen farklı toplumsal bir temele dayanır.

Diyalektik maddeciliğin bilgi kuramı kuramsal içeriğiyle de yeni bir niteliktir. Bir anlamda kendisinden önceki tüm bilgi kuramı görüşlerinin sonucudur; çünkü bilgi kuramının tüm tarihi boyunca birikegelmiş tüm doğru sonuçları ve daha ileriye götürücü ilkeleri benimseyip geliştirir; özellikle bilgi konusundaki maddeci ve diyalektik görüşleri sürdürür, bilimsel olarak temellendirir.

Bilimsel bilgi kuramı, daha önceki felsefi düşüncenin eleştirel değerlendirilmesine dayanmakla kalmaz, aynı zamanda tek tek bilimleri ve toplumsal pratiğin ortaya koyduğu sonuçların yanı sıra, toplumsal pratiğin felsefe düzeyinde çözümlenmesine ve değerlendirilmesine dayanır. İnsanlığın zihinsel gelişmesinin tarihi yanında, çocuğun zihinsel gelişmesinin tarihi ve hayvanların ruhsal gelişmesinin tarihi, bilgi kuramınca değerlendirilir.

Diyalektik İlişkisi

Bilimsel bilgi kuramı, özellikle doğanın, toplumun ve bilgi edinme faaliyetinin genel hareket ve gelişim yasalarının felsefi öğretisi olan diyalektiğin ayrılmaz bir parçasıdır. Diyalektik, bilginin genel gelişim yasalarını, bilgi edinmenin genel yöntemini ve genel kategorilere dayalı bilgi edinme araçlarını kapsamı içine aldığından, aynı zamanda bilgi kuramını da içerir.

Diyalektik maddeci felsefede, bilgi kuramının diyalektik yöntem ile bütünleşmesi, Hegel’in idealist dizgesindekinden farklı olarak, bilgi ile nesnel gerçek arasındaki uygunluğu ve farklılığı içerir. Farklılık, bilginin nesnel gerçek ile özdeş olmaması, onun bir yansısını oluşturması demektir.

Öte yandan diyalektik ile bilgi kuramı arasındaki önemli bir farkı da gözönünde tutmamız gerekir. Diyalektik, doğa ve toplum dahil nesnel gerçekliğin genel yasalarını ve belirleyici öğelerini kapsar; oysa nesnel gerçekliğin yansısı olan bilginin bu genelliklerin yanı sıra, kendine özgü yasaları, karakteristik yanları, belirli özellikleri vardır ve bunlar onun kendine özgü nitelikçe farklı yanını oluştururlar. Bu bakımdan bilgi kuramı bilgideki genelin yanında özel olanı da, yani nesnel gerçekliğin insan bilincinde yansımasının diyalektiğini çelişkilerle dolu gelişimi içinde araştırmalıdır. Böylece bilgi kuramı, diyalektik maddeciliğin oluşturduğu dizge içinde özel bir konum kazanır, kendine özgü sorunlarıyla göreli, bağımsız bir felsefe disiplini olur.

Bilimsel bilgi kuramı, bilgi edinen öznenin yalnızca toplumsal karakterini açıklamakla kalmamış, aynı zamanda bilgi edinme sürecinin, tümüyle toplumsal bilgi edinme süreci şeklinde geliştiği ve bu süreç içindeki sonsuz çokluktaki her bilgi edinme sürecinin bir bütünün parçaları halinde yer aldıklarını göstermiş; insanların toplumsal pratiğini, hem bilginin belirleyici temeli, en önemli itici gücü ve son amacı; hem de bilginin doğruluğunun güvenilir tek ölçütü olduğunu kanıtlamıştır.

Kaynak: Manfred Buhr, Alfred Kosing. Bilimsel Düşüncenin İlkeleri 1



 
Yazarın Diğer Yazıları
 Can Çekişen Kapitalizm ve Düzenbaz Maliyeciler - Ozan Gökbakar
 NATO Emperyalizmin Zulüm Aygıtıdır* - James Petras
 Sınıf Mücadelesinden Bir Kesit - Ali Kaplan
 Rusya Sosyal Demokratlarının Görevleri - V. İ. Lenin
 TKP’nin Tarihsel İsim Hakkı - Sadık Varer
 Yolcu - Hasan Hüseyin Korkmazgil
 İktidar İkiliği Üzerine / V. İ. Lenin
 Özellikle Kendiliğinden, (Sınıf) Bilinçli Değil! / Anna İoannatou
 Sendikalara Yaklaşımda Kafa Karışıklığı / İbrahim Akseloğlu
 Kavramlarla Kapitalizm ve İktisat-3 / Özcan Solmazer
 Yeni Dünya Düzeni, Küreselleşme ve İdeolojik Görev / Bahattin Seven
 İran Tudeh Partisi'nin Kısa Tarihçesi I / M. Umidvar
 Devrimin Öğrettikleri / V. İ. Lenin
 Osman Can, Nabi Yağcı, Orhan Gazi Ertekin / Deniz Gönül
 Ulusal Gelir Kime Aittir / Ozan Gökbakar

 
İrtibat: 0212 - 245 28 11
E-posta: posta@urundergisi.com | RSS